Niye "OZ"lemek!
Bosluga yazdigim duslediklerimde zorlandigimi fark ettim gun be gun... Neden yazar insan, onu da bilmiyorum. Yazinca aci cektigi icin yaziyor insanlar belki de... Belki de aci cekmeye basladim, o yuzden yazma ihtiyaci duyuyorum. Tam su an da aklima Sedat Balun'un sozu geldi: "Yazarsin! Cunku; ruhundan parmak uclarina kadar iner bazen aci." Belki de bu icinde bulundugum aci degil, belki de sadece ve sadece "oz"lemek! Hicbir sey yetmemeye basladi. Yetmiyor... Daha fazla "oz"lemek gerek bana. Beynime keyif veriyor bu "oz".
Dusun, hisset, biraz yay kafanda, "oz"le ve sonra sartsiz surtsuz kuralsiz egri cumlelerle yok et! Ben ve benleri... "Oz"le yuzlesmek istiyorum. Yalan kendimle yuzlesmek... Nerede acaba? Ama yapamiyorum, kagitta yapmak daha basit oluyor adima. Cok tutarsiz biliyorum ama iyi hissediyorum. Biriyle konusmak daha basit olsa gerek, okunakli yazmak hic bana gore degil...
Neden boyle kemiriyoruz? Neden hep daha fazlasini istiyoruz? Iste yaziyorum, neden fazlasini bekliyorum ki ?
Sonucta "oz"lemekte yeter bana. Var olan birseyi "oz" yapmak, "oz"um yapmak... Ne yapacagimizi bilmedigimiz zamanlar "oz" gelmeli akla. Hic yalniz hissetmiyorum ama yine donuyorum geriye...
Ozlemek, "oz" yapmaktan cikmis iste. Ben ve onlari, baskalarini ozlemek degil; ben ve benleri "oz"lemek. Gideyim biraz daha "oz"leyim. Gitmek, ozlemek gerek!
"OZ"leyiniz efendim...
HicOtesi
No comments:
Post a Comment